Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Önceki Dönem Milletvekilleri, MYK Üyeleri ve Grup ile İftar Programı’nda konuştu.
Bölgeyi kana ve gözyaşına boğan sarsıntıların şiddetinin 28 Şubat’ta başlayan komşu İran’a yönelik saldırılarla daha da arttığına işaret eden Erdoğan, bölgeyi terörize ederek güvenliğini sağlayacağını düşünen İsrail’in, bir yandan Gazze’de uymadığı ateşkesi hiçe sayarak saldırılarını yoğunlaştırırken, diğer yandan da Lübnan’ı işgal girişimine başladığını hatırlattı.
Erdoğan, coğrafyanın kibir sendromuna kapılmış bir katliam şebekesinin elinde yavaş yavaş felakete doğru sürüklendiğine dikkati çekti.
“Her geceyi sığınaklarda geçiren İsrail halkı bile Holokost’tan sonra başlarına gelen en büyük felaketin Netanyahu olduğunu artık açıkça dile getirmektedir.” diyen Erdoğan, dalga boyu giderek artan bu sarsıntıların etkilerine sadece coğrafyada değil, ekonomiden ticarete, turizmden enerjiye birçok alanda tüm dünyada şahit olduklarını kaydetti.
“Başkasının zararını kendi karımız olarak asla göremeyiz”
Küresel ekonominin, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan sonraki en belirsiz günlerini yaşadığına işaret eden Erdoğan, savaşın uzaması durumunda dünyanın nereye savrulacağını tam olarak kimsenin kestiremediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Başkasının zararını kendi karımız olarak asla göremeyiz. Başkalarının acısından rant devşirmek gibi bir hesabın içinde olmayız. Bizim, İran krizindeki tavrımız gayet berraktır ve nettir. Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır. Çatışmanın değil, diplomasinin tarafındadır. Kaos ve kargaşanın değil, huzur ve istikrarın safındadır. Düşmanlaştırmanın değil, yakınlaştırmanın peşindedir. Artık bölgemizde gözyaşları dinsin, çatışmalar dursun, sulh-u sükun hakim olsun istiyoruz. Türkiye olarak ellerin tetikten çekilmesi, ateşkesin sağlanması, müzakere masasına tekrar dönülmesi için yoğun gayret sarf ediyoruz. Alev daha fazla büyümeden, ateş çemberi daha fazla genişlemeden, daha fazla can yanmadan, kan dökülmeden yangını söndürmenin derdindeyiz. Ana muhalefetin başındaki zat ve avanesi gözlerini hakikatlere kapatsa da başta milletimiz olmak üzere tüm insanlık, Türkiye’nin samimi gayretlerini görmekte, çabalarımızın devamı noktasında bizleri yüreklendirmektedir. Müslümanlar olarak şuna da tüm kalbimizle inanıyoruz. Cenabıhak, şerleri hayreyler. Herkesin bir hesabı varsa, Allah’ın da mutlaka bir hesabı vardır. İnşallah yaşadığımız bu sıkıntılar geçecek, en çok masum çocukları ve sivilleri vuran bu fırtına dinecek, bölgemizin önünde çok farklı bir ufuk belirecek, çok daha aydınlık bir şafak sökecektir.”
Bugüne kadar karşılaşılan krizlerde hem millet hem de teşkilat olarak birliğin, beraberliğin, kardeşliğin tüm süreçlerden salimen çıkmayı sağlayan en büyük değerler olduğunu dile getiren Erdoğan, bu türbülanstan da yine birlik ve beraberliğe sarılarak çıkılacağını vurguladı.
